Okuyarak Yabancı Dil Öğrenmek

Yabancı bir dil öğrenmek kolay değildir. Yabancı dil öğrenenlerin okuma konusunda sık sık yaptığı iki hata vardır. Bunlardan ilki kendileri için fazlasıyla zor metinleri okumaya çalışmalarıdır. İkincisi sözcük ezberlemek için çok fazla uğraşmalarıdır. Oysa beyin daha sonra bunları unutur.

 Bu yöntem yabancı dil konuşurken kendinizi daha güçlü ve kendinizden daha emin hissetmenize yardımcı olabilir. Yöntem özellikle

  1. dilbilgisi açısından doğru basit cümleler kurmanıza
  2. bilmediğiniz sözcükler karşısında kendinizi daha emin hissetmenize yarayacaktır. Ayrıca bu yöntemle çalıştığınızda okuduğunuz metinlere göre sözcük listeleri oluşturabilirsiniz.

 İki önemli nokta söz konusu: okumak için doğru metni seçmek ve her bilinmeyen sözcüğe sözlükten bakma ‘dürtü’süne karşı koymak.

 Yöntem:

Bu 4 adım birbirinden bağımsız olarak farklı günlerde, hatta aylarda uygulanabilir.

1. Okunacak metni seçmek: Yeterince basit bir metin seçin, o kadar basit olsun ki yorgunken bile okuyabilin. Her sayfada yaklaşık 3 yeni sözcük olmalı, eğer bir sayfada 3 yeni sözcükten fazlası varsa daha basit bir metin seçin ve zor olan metni daha sonrası için saklayın. Metin ayrıca ilgilendiğiniz bir konuda olmalı. Mesela ben futbol, para piyasaları ya da arabalar hakkında bir metin seçmezdim, gezi ve doğayla ilgili metinler verin bana!  Temel İngilizce seviyesinde elektronik kitaplar bulunur: Elementary Graded e-books ve Elementary level.

2. Metni okumak: Kitabınıza ve bir kurşun kaleme ihtiyacınız var. Bilmediğiniz bir sözcükle karşılaştığınız satırın sonuna küçük bir nokta koyun. Sözlük kullanmak yok! Sözcüğün altını çizmek de yok, sadece satırın sonuna bir nokta koyun. Sözlüğe bakmak için okumanızı yarıda kesmeyin, sadece okumaya devam edin. Bu aşama SALT OKUMAdan ibarettir.

3. Bilinmeyen sözcükleri tahmin etmek: Bu aşamada kitabınıza, bir kağıt parçasına ve bir kurşun kaleme (tükenmez kaleme değil) ihtiyacınız olacak. Hâlâ sözlük kullanmak yok! Kağıda 3 sütun çizin: soldaki sütun 0.5cm genişliğinde olsun (bunu dördüncü aşamada kullanacaksınız), ortadaki 4cm genişliğinde olsun ve kağıdın geri kalanı da üçüncü sütun olsun (sağdaki sütun). Sözcükleri tahmin ettiğiniz tarihi, sayfanın altına yazın.

Kitabınızı açın ve nokta koyduğunuz ilk satırı bulun. Cümleyi yeniden okuyun, anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü okuyun ve sözcüğün anlamını tahmin edin. Kurşun kalemle sözcüğü orta sütuna, tahmininizi de üçüncü sütuna yazın. Bazen bunu yapmak o kadar da zor değildir: Sözcüğün bir eylem olup olmadığını anlayabilirsiniz. Aktif bir eylem mi, yoksa pasif bir eylem mi? Duygu anlatan bir sıfat mı? Olumlu mu, olumsuz mu? Zaman zaman birkaç sayfa daha okuduktan sonra sözcüğün anlamını kavrarsınız ve anlamını kolayca tahmin edebilirsiniz. Bazen tahmin etmek o kadar kolay değildir. (Örneğin ‘indeed’ sözcüğü cümlenin anlamını güçlendirir. ‘Boşluk’ bırakmaktansa en azından olumlu bir anlamı olduğuna dair birkaç ipucunuz vardır.)

Bu yöntemin kuralı şu ki TAHMİN ETMEK ZORUNDASINIZ. Üçüncü sütunu boş bırakamazsınız. Eğer tahmin edemiyorsanız, sözcüğü de yazamazsınız! Bu nedenle ne olursa olsun, kulağa ne kadar uçuk bir fikirmiş gibi gelirse gelsin mutlaka tahminde bulunun. Bu yöntem tahmin etme yeteneğinizi geliştirir.

Bir sonraki noktalı satırla işleme devam edin. Sayfayı dolduruncaya ya da noktalı satırların hepsini buluncaya dek ‘yeni sözcükleri’ ve tahminlerinizi yazmaya devam edin. Ardından bütün kurşun kalem işaretlerini silin ve kitabı kütüphaneye/arkadaşınıza vs. iade edin.

4. Tahminlerinizi kontrol etmek. Bu son aşamada tahminlerinizi yazdığınız kağıda, (kurşun kalemle yazdığınız notların üzerine yazmak için) bir tükenmez kaleme ve bir sözlüğe ihtiyacınız var. Her sözcüğe sözlükten bakıp tahmininizi kontrol edin. Tükenmez kalemle sözcüğü (2. sütun) ve sözcüğün doğru anlamını (3. sütun) yazın. İlk sütunda tahmininizi notlandırın: her doğru tahmininiz için bir √ tik, her yanlış tahmininiz için bir X, her ‘doğru sayılabilecek’ tahmininiz için bir ~ koyun. Bu son durumda anlamı doğru tahmin edemeseniz bile doğru kategoride tahminde bulunmuş olmanız gerekmektedir. Örneğin sözcüğün kızgın anlamına geldiğini tahmin ettiniz, ama aslında anlamı üzgündü. Bu durumda olumsuz bir duyguyu niteleyen bir sıfat olduğunu doğru tahmin etmiş oluyorsunuz.

En son, yüzdelik hesaplama: toplam kaç kelime tahmin ettiniz, ka.ı doğru, kaçı yaklaşık, kaçı yanlış? Yüz üzerinde hesaplanınca, ilerleme farkedersiniz.  Doğrular artarken, özellikle Yaklaşık tahminleri artar.  Önemli olan onlar! Okuya okuya, Yanlışlar iner 🙂  Tabii ki seçtiğiniz metne göre daha kolay ya da zor olabilir.  Bu rakamlar sadece fikir verir ve kendinizi takip etme kaba bir cetvel olur – “bir daha okusum daha iyi tahmin edebilir miyim?” kendinizle yarışa girersiniz 🙂

Artık elinizde otobüs beklerken ya da kahvenizi yudumlarken tekrar edebileceğiniz bir sözcük listesi var.  Orta çizgide katlayıp, sadece kelimeye bakıp anlamını hartılar mısın? Veya anlamı okuyunca kelime aklınıza gelir mi? Word guesses

Bu yöntemin mantığı:

Bu yönteme Türkçe öğrenirken ihtiyaç duydum. Gazete okumak beni öfkelendiriyor ve hevesimi kırıyordu. Çok fazla mücadele edip pek az tatmin oluyordum. Aynı dönemde bir öğrenci bana Charles Dickens okuyarak İngilizcesini geliştirdiğini söyledi. Bundan çok etkilendim. Ne var ki 10 cümle okumak için 30 dakika harcıyordu, bu nedenle ilerlemesi çok yavaş ve etkisizdi. “She go”, “We comes” gibi temel dilbilgisi hatalarını düzeltmek için Dickens fazla karmaşıktı.

Basılı metinler (neredeyse her zaman) dilbilgisi açısından doğrudur. Okuduğunuz her cümle doğrudur, böylece temel cümle yapılarını öğrenirsiniz. Dil öğrenen kişi yeterince basit bir metin seçerse, metni zahmetsizce okur, kendini daha güvende ve daha başarılı hisseder.

Okuma aşamasında herhangi bir biçimde okumanızı bölmeden (örneğin bir sözlükte sözcüklerin anlamlarına bakmak) ya da endişelenmeden (bilmediğiniz sözcükler için) sadece metni okursunuz.

Tahmin aşamasında sözcüğün altını çizmediğiniz için metnin önemli kısımlarını yeniden okursunuz. Sözcüklerin anlamını tahmin etmek için birçok farklı ipucundan faydalanırsınız. Tahmin sayınız arttıkça, tahminlerinizdeki ispat oranı da artar. Bu oldukça yararlı bir beceridir, çünkü yanınızda bir çevirmen ya da sözlük olmadan sık sık yabancı dilde bir konuşmanın ya da metnin anlamını kavramak zorunda kalırsınız. Tahminleriniz konusunda kendinize ne kadar güvenirseniz, anlamadığınız kısımlarla ilgili endişeleriniz aynı oranda azalacaktır.

Kontrol aşamasında, artık önünüzde metin yoktur, sözcük ile başbaşasınızdır. Bu aşamada başından beri yapmak istediğinizi artık yapabilirsiniz: SÖZLÜK KARIŞTIRMAK. Ancak bu aşamada bu bilgiyi sadece bir cümleyi anlayacak ve bir sonraki bilinmeyen sözcüğe rastladığınızda unutacak kadar kısa süre için hafızanızda saklamayacaksınız. Burada doğru tahminde bulunup bulunmadığınızı kontrol ediyorsunuz, burada kendinize yatırım yapıyorsunuz.

‘Kontrol’ sütunu tahmin etme yeteneğinizin nasıl geliştiğini görmenizi sağlayacaktır. Ben başladığımda bu sütunda %50 X, %20 ‘doğru’ ve %30 ~ vardı. Bir yıl sonra sonuçlarım %20 X, %30 ‘doğru’ ve %50 ~ oldu, ki bu da ne kadar ilerlediğimi gösteriyordu: daha az yanlış, daha fazla doğru tahmin. Bu sütun sayesinde nerelerde iyi tahminlerde bulunduğunuzu ve nerelerde tahmin etmenin zorlaştığını görebileceksiniz. Böylece daha bilinçli bir “tahminci” olacak, ansızın karşınıza yeni bir sözcük çıkıp hemen cevap vermeniz gerektiğinde, daha esnek ve kendinden emin tahminlerde bulunabileceksiniz.

Sözcük listeniz size öğrendiğiniz sözcükleri hatırlatır. Farklı şekillerde üzerinde çalıştığınız, bağlamı içinde okuduğunuz, tahmin etmeye çalıştığınız ve kontrol ettiğiniz (bu nedenle aynı sözcüğün farklı kullanımlarını, aynı aileden diğer sözcükleri gördüğünüz) için sözcükleri daha rahat hatırlarsınız. Bu yöntemle sözcük öğrenirken sözcükleri ezberlemeye, aklınıza zorla sokmaya çalışmazsınız. Sizi ilgilendiren konularda okuma yaparken, kendi belirlediğiniz hızda, kendi sağ duyunuzu kullanarak yeni sözcükler öğrenirsiniz. Dahası çok daha verimli bir yöntem olduğu gibi aynı zamanda çok daha eğlencelidir.