İlk İngilizce kelimeler

12+32 Temel Fiil

İngilizce öğrenmeye yeni başlayan kişiler cümle kurmakta zorlanıyor olabilir. Bu konuda pratik yapmak çok önemli. Pratik yaparken ilk önce basit fiillerle cümleler kurmak daha kolay. Aşağıdaki basit fiillerle başlayarak gün içerisinde yaptığınız işleri, durumları anlatabilirsiniz. Kendinizi basit olarak ifade etmek daha karmaşık cümleler kurmanıza yardımcı olur.

Aşağıdaki fiilleri (başta ile 12. İlerde diğer 32 fiil eklersiniz) küçük kağıdlara birer birer yazın – sadece İngilizce, hiç Türkçe olmadan. Bir torbanın içine koyup rastgele çekin… ve Önemli olan kendinizi basit bir şekilde ifade etmek.  Pratikle İngilizce daha rahat gelmeye başlar, ve alışkanlığa doğru götürür 🙂

  1. Ne kadar anlıyorsunuz? Ne kadar anlam aktarabilirsiniz: Bu temel fiillerle bir bir hikaye anlatabilir misiniz?  
  2. Torbadan bir kağıt çek ve cümle kur.  Her çektiğiniz fiili bir cümle içinde kurmak.  Ancak cümle kurarken bir hikaye oluşmasını sağlamak gerekiyor. Gramer önemli değil, kurduğunuz cümleleri başkası anlar.önemli olan o an ki durumu aktarmak.
  3. İkinci kağıdı çek, ve ilk cümlenin devamını o fiil kullanarak devam et.  Devam devam… bir hikaye anlat.
  4. Yazılı veya sözlü, tek başına veya arkadaşlarla.  
  5. Eğer zorlanacağınızı düşünüyorsanız, sadece koyu renkli yazılan 12 fille başlayabilirsiniz.

İlk 12: come (gel), eat (ye), go (git), have (sahip ol), know (bil), learn (öğren), listen (dinle), look (bak), love (sev), stop (dur), understand (anla), want (iste)

ve 32 daha: ask (sor), bring (getir), close (kapat), do (yap), drink (iç), find (bul), finish (bitir), forget (unut), get (al), give (ver), help (yardım et), keep (sakla), leave (bırak), like (beğen), make (yap-üret), open (aç), play (oyna), read (oku), run (koş), say (söyle), sit (otur), smile (gülümse), speak (konuş), stand (ayakta kal, ayağa kalk), start (başla), teach (öğret), think (düşün), try (dene), wait (bekle), walk (yürü), work (çalış), write (yaz)

“Beleş” kelimeler: Türkçe-English aynı olup, öğrenme gerekmeden bilinir.

  • Agresif, akademi (academy) , akademik (akademic), aksan (accent), alarm (alarm), asit (acid), akustik (accoustic), akrobasi (acrobatic), aktif (active), aktivite (activity), aktör (actor), aktris (actrice), adres (address), albüm (album), alfabe (alphabet), alüminyum (aluminium), alternatif (alternative), ambulans (ambulance), analiz (analyse-analysis), analoji (analogy), anatomi (anatomy), apartman (apartment), aritmatik (arithmetic), astronot (astronaut), atlet(…), ATM (ATM), atmosfer (atmosphere), atom (atom), avro (euro),
  • Bakteri (bacteria), bale (ballet), bandaj, bank (bank), basketbol (basketball), biyografi (biography)
  • Caz (jazz), ceket (jacket)
  • Dans (dance), dansite (density), defans (defence), depresyon (depression), diyet (diet), dijital (digital), dinamik (dynamic), dinamit (dynamite), dinozor (dinosaur), diplom (diploma), disiplin (dicipline), disk (disc), doktor (doctor), dolar (dollar), dron (drone)
  • Ekoloji (ecology), ekonomi (economy), elektrik (electric), elektronik (electronic), enerji (energy), enstrüman (instrument), erozyon (erosion), etnik (ethnic), ekstra (extra)
  • Faktör (factor), fakülte (faculty), fanatik (fanatic), fantastik (fantastic), festival (festival), film (film), finans (finace), fizik (physics), fosil (fossil), fotoğraf (photograph), futbol (football)
  • Galaksi (galaxy), galeri (gallery), garaj (garage), gaz (gas), gitar (guitar), gram (gramme), gramer (grammar), grup (group),
  • Hamburger (hamburger), harmoni (harmony), helikopter (helicopter), hentbol (handball)
  • İdeal (ideal), illüzyon (illusion), inisiyatif (initiative), ironi (irony), irite (iritate), istatistik (statistic),
  • Jimnastik (gymnastics), judo (judo)
  • Kafe (cafe), kahve (coffee), kaktüs (cactus), kalite (quality), kamera (camera), kamuflaj (camouflage), kanser (cancer), kantin (canteen), kapasite (capacity), karate (karate), karbon (carbon), karbondioksit (carbon dioxide), kart (card), katalog (catalogue), kategori (category), kebab (kebab), kek (cake), kilo (kilo), klasik (classic), klinic (clinic), kompleks (complex), kontrol (control), kuantum (quantum),  kültür (culture), küldürel (cultural)
  • Lig (ligue), limit (limit), liste (list), litre (liter), logo (logo), limon (lemon)
  • Mafya (mafia), majik (magic), mandolin, masaj (massage), maç (match), matematik (mathematic), medya (media), mekanik (mechanic), mesaj (message), meteor, mikroskop (microscope), molekül (molecule), motor (motor), müzik (music),
  • Naturel (natural), negatif (negative), nektar (nectar), normal (normal), nükleer (nuclear)
  • Ofis (office), OK (OK), oksit (oxide), omlet (omlette), optimum (optimum), orijinal (original), oksijen (oxygen), orkestra (orchestra), otistik (autistic), otizm (autism)
  • Panik, pardon (pardon), park (park), parti (party), pasif, patent (patent), periyot (period), piano (piano), pizza (pizza), plastik (plastic), plütonyum (plutonium), polis (police), polyester (polyester), pozitif (positive), pratik, prestij (prestige), profesör (professor), profil (profile), program (program), protein, protokol (protocol), prototip (prototype), psikoloji (psychology),
  • Radyo (radio), radyoaktif (radioactive), restoran (restaurant), retina (retina), roket (rocket)
  • Sandviç (sandwich), saksafon (saxophone), santigrat (centigrade), seminer (seminar), senfoni (symphony), sertifika (certificate), servis (service), sinema (cinema), sistem (system), spagetti (spaghetti), spor (sport), stabil (stable), standart (standard), studyo (studio), süper (super), sürpriz (surprise)
  • Şans (chance)
  • Taksi (taxi), teknoloji (technology), telefon (telephone), televizyon (television), tenis (tennis), terör (terror), tip (type), turizm (turism), turist (turist), tuvalet (toilet), tren (train), transfer (transfer), tünel (tunel)
  • Üniversite (university), uranyum (unranium), ütopik (eutopic), ütopya (utopia)
  • Vakum (vacuum), video (video), villa (villa), virüs (virus), volkan (volcano), voleybol (volleyball)
  • Yoga (yoga), yoğurt (yogurt)
  • Zebra (zebra)

Örnek yazı: Open your eyes, I am waiting for you. I know that. Make puzzles, don’t stop, try again, start because new learning. You understand me? Look at me, listen to me, speak to me and take my hand. Never forget. (Hedef kelime kullanarak anlam vermek. Gramer hatası önemli değil)