Dil öğrenimi: yazı alışverişleri

Yazmak, nitelik üzerinde yoğunlaşmanıza yardımcı olur: söz dağarcığının zenginliği ve dilbilgisinin doğruluğu.

Yazarken en iyi sözcükleri bulmak için fazlasıyla zamanınız vardır. Yazdıklarınızı okuyup hataları düzeltme imkânınız vardır. İnsanın konuştuğu zamandan daha emin hissetmesini sağlar kendini, ama hatalarınızı da kaydeder.


Nasıl başladığına dair…

Ben Türkçe öğrenirken İngilizce öğrenen bir arkadaşım benden yardım istedi. Her ikimizin de yabancı dilini geliştirmesine imkân tanıyan bir yöntem geliştirdik. Tezcan, İngilizce derslerine henüz başlamıştı, bense iki yıldır Türkiye’deydim.

Önce nasıl çalışacağımızı planladık: her ikimiz de birer defter alıp evde tek başımıza yazmaya başladık. Sonra o yaz iki ay boyunca haftada ya da iki haftada bir kere buluştuk. Hafta boyunca Tezcan ve ben defterlerimize bir sonraki hafta kontrol edilmeye değecek kadar yazı yazdık. Ama bu iş öyle güzel gitmeye ve 4. haftadan itibaren biz öyle istekle yazmaya başladık ki düzeltilemeyecek kadar uzun metinler çıkıyordu ortaya. Bunun üzerine yazdıklarımız arasından seçim yapmak zorunda kaldık: “Sanırım burada bir hata yaptım. Bu paragrafı kontrol edebilir misin?” Çalışma arkadaşımızı, emin olmadığımız noktalara doğru yönlendiren kendi sorumluluğunu almış yabancı dil öğrencileri hâline geldik.

Son bir nokta daha. İlk buluşmamızdan önce 5 metin yazdık. Hiç kimse kontrol etmemiş olmasına rağmen 5. yazının ilk yazdığımız metne göre ne kadar iyi olduğunu görmek son derece şaşırtıcıydı. Bu nedenle çalışma arkadaşı bulamasanız bile alıştırma yapmaya devam etmek işleri kolaylaştırıyor.

Ne yapmalı?

Hafta boyunca:

  • Çalışma arkadaşlarından her biri tek başına birçok kez deftere yazı yazar.

  • Sadece defterin sağ sayfasına ve birer satır aralık bırakarak yazın.

  • Her satır arasında bir satır boşluk bırakın, böylece küçük hatalar düzeltilebilir.

  • Sol sayfayı boş bırakın: Bu geniş alan daha ayrıntılı düzeltmeler, çalışma arkadaşınızın en yaygın hatalarınızın doğru kullanımına ilişkin açıklamaları ve vereceği örnekler için ayrılır.


Haftalık buluşmada:

  • Önce kimin yazısını göstereceğine karar verin.

  • Öğretmen metnin bir bölümünü okur.

  • Öğretmen küçük hataların olduğu yerleri işaretler, sonra Öğrenci hatasını düzeltmeye çalışabilir. Düzeltmeler satırın üstüne ya da altına yazılabilir.

  • Öğretmen ve/veya Öğrenci sık karşılaşılan bir hatayı seçer: Bu hata, Öğrenci doğru örnekler yazıncaya dek yan sayfada konuyu açıklayan örneklerle ayrıntılı olarak anlatılır.

  • Öğretmen ve Öğrenci yer değiştirir: Öğretmen, Öğrenci olur, Öğrenci de Öğretmen.


Bu yöntemde:

Her iki çalışma arkadaşı da isteyerek yazı alışverişine dahil oldukları için motive olmuştur.

Her iki çalışma arkadaşının da kontrolü kendi elindedir, çünkü

  • istediği kadar yazar. Ödevini yapmadığı için fırça yemez.

  • ne hakkında yazacağına kendi karar verir. Aslında ilgisini çekmeyen konulardaki soruları cevaplamaya zorlanmaz.

Roller arasında bir denge vardır. Çalışma arkadaşlarından her biri hem bir öğretmen hem bir öğrencidir. Buluşmalarda yazdığınız metni göstermenin ve bir önceki seferden daha iyi cümleler yazıp yazmadığınızı görmeyi beklemenin heyecanını hissedebilirsiniz. Ayrıca dilbilgisi açısından doğru olmasa bile anlamı açıklamanın farklı yolları olduğunu fark edersiniz. Birbirinizin becerilerine ayna tutmayı öğrenirsiniz. Doğru cümlenin nasıl yapılacağını açıklamanın çok da kolay olmadığını fark edersiniz. Böylece öğretmenlerin mükemmel olmak zorunda olmadıklarını, öğrencilerin öğretmene yol gösterebileceğini anlarsınız.


Çalışma arkadaşlarının iletişim kurmak için kullanabilecekleri
ortak bir dilde yeterli dil becerisine sahip olmaları gerekir. İleri düzey Fransızcasını korumak isteyen bir Türk ile Türkçe öğrenmek isteyen bir Fransız İngilizce anlaşabilir.

Bir öğrencinin ilerleyişi:

Ne öğrenirsek öğrenelim, bir dizi aşamadan geçerek öğreniriz. Hiçbir şey bilmeyerek işe başlarız. Çince’de hata yapamam, çünkü hiç Çince bilmiyorum (1. aşama). İspanyolca’da bir sürü hata yapabilirim, çünkü aklımda seneler evvelinden kalma birkaç sözcük var, ama İspanyolcamın kötü olduğunu biliyorum! (2. aşama) 3. aşamada biraz çabalayarak iyi cümleler kurabilirsiniz. 4. aşama cümlelerin aktığı ya da parmaklarınızın piyanonun tuşları üzerinde kaydığı aşamadır.


Şöyle bir süreç yaşanır:
Bilinçsiz Becerisiz => Bilinçli Becerisiz => Bilinçli Becerili => Bilinçsiz Becerili

Bilinçsiz Becerisiz: Hata yaptığınızın bilincinde olmazsınız. İyi olmadığınızı fark etmezsiniz. Beyin hücrelerinde gerekli bilgi yoktur.

Bilinçli Becerisiz: Hata yaptığınızı fark edersiniz. Henüz doğru cümle yapısını kuracak yetide değilsinizdir, ama ortada bir sorun olduğunu bilirsiniz. Bazı beyin hücreleri bilgi depolamıştır, ama hücreler arasındaki bağlantılar henüz kurulmamıştır.

Bilinçli Becerili: Bu aşamada işleri düzgün yapabilirsiniz, ama henüz doğallık kazanmamışsınızdır. Emin olmadan önce düşünmek zorunda kalırsınız, zaman ve çaba gerektirir. Beyin hücreleri düzenli bağlantılar/patikalar geliştirmeye başlar, ama bu durum henüz otomatik bir hâl almamıştır.

Bilinçsiz Becerili: Çaba sarf etmeden, iç güdüsel olarak, refleks olarak basit bir biçimde doğru yapıyı oluşturabilirsiniz. Beyin hücreleri arasındaki bağlantılar o kadar iyi kurulmuştur ki “nasıl söyleyeceğim” diye düşünmezsiniz artık, içerik üzerinde “ne söyleyeceğim” üzerinde yoğunlaşırsınız.